Hoşgeldiniz  

”KANAL İSTANBUL UN HİÇ BİR FAYDALI YÖNÜ YOK ”

admin | 14 Ocak 2020 | Kategorilendirilmemiş


admin
kaankaplanytb@gmail.com

İYİ Parti Tuzla İlçe Başkanı Sayın Önder Albayrak ile Tuzla gündemi,sorunları,çözümleri,iyi parti kongre süreci ve ülke sorunlarına dair bir çok konuyu konuştuk.

Röportaj:Yasemin Özcan Kaplan

1. İhsan Önder Albayrak kimdir? Bize kısaca kendinizi anlatır mısınız?

– 1964 Trabzon doğumluyum. İlk ve ortaöğretimi Trabzon’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesini bitirdim. İhtisasımı Ankara Numune Hastanesinde tamamladıktan sonra Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olarak Gebze Devlet Hastanesine atandım. 2000-2004 yılları arasında bu hastanenin baş hekimliğini yaptım. 2004 yılında Pendik Devlet Hastanesine atandım. 2016 yılına kadar devlet hastanesinde ortopedi uzmanı olarak çalıştıktan sonra istifa ederek özel bir hastanede çalışmaya başladım ve hala Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olarak hizmetime devam etmekteyim.

2. Doktorsunuz, güzel bir aileniz var, işiniz gücünüz, hayatınız, özetle keyifiniz yerinde… Neden siyaset? Derdiniz neydi? Ve neden İyi Parti?

– Hayatımın bu dönemine kadar gerçekten çok iyi ve verimli bir hayatım oldu. Babam Atatürk’ün özel mobilyacısıydı. Bizleri, yani abilerimi ve beni gerçek birer Atatürkçü ve milliyetçi olarak yetiştirdi. Şimdi bile onu her hatırladığımda bana öğrettikleri için özlem ve minnetle anıyorum onu. Öte yandan Allah’ıma çok şükürler olsun ki tarif edilemeyecek kadar mükemmel bir insanla evlendim. Gerçekten çok huzurlu ve mutlu bir aile hayatım var. Üç kızım ve bir oğlum var. Rahmetli annem ve babamdan öğrendiklerimi onlara öğretmeye gayret ediyorum. Ancak ülkemiz öyle bir dönemden geçiyor ki geleceğin çocuklarımız ve vatanımız için hiç parlak olmadığını görüyorum. Bu döngüyü kırabilmek için siyasete dürüst siyasetçilerin yanında, bugüne kadar siyasete katılmamış namuslu ve liyakatlı insanların da siyasete girmesi gerektiğini düşündüğüm için siyasete girdim. Hayalimdeki ve ilkelerimdeki siyasetin İyi Parti’de vücut bulduğuna inandığımdan ve bugünkü siyasi iklimde dik duran tek parti olduğundan, kuruluşundan beri İyi Parti bünyesindeyim.

3. Önünüzde bir kongre var. Delege ve yönetim seçimi. Üyeler ve delegeler neden size ve çalışma arkadaşlarınızı seçsin desem? Neler söylersiniz?

– Bildiğiniz gibi biz yeni bir partiyiz. Kurulduğumuz günden beri ne yazık ki ülkenin gündeminden düşmeyen seçimlerle uğraşmak zorunda kaldık. Çok şükür ki, artık kendi partimizin kongrelerine sıra geldi ve buna fırsat bulabildik. Önümüzde, partimizin çok önemsediği demokrasinin gereği olan ilçelerimiz, sonra ilimiz, sonra da genel merkezimizin kongresi var. Bu süreçte partimizin tüzük ve programını halkımıza en iyi biçimde ulaştırabilecek çalışkan, özverili, dürüst ve liyakatli insanlardan pırıl pırıl bir yönetim kurulu oluşturduk. Hepimizin ortak derdi vatan ve mevzubahis vatansa gerisi teferruattır diyen insanlarız. Önümüzde bir seçim olmamasına rağmen hep beraber çarşı, pazar, esnaf geziyoruz ve bildiğimiz, karşılaştığımız herkesin elini sıkıyoruz ve kendimizi anlatıyoruz. Bu noktada vatan için neyin iyi olduğunu ve neler yapılması gerektiğini yılmadan, yorulmadan, tatil, dinlenmek demeden ulaşabildiğimiz herkese anlatıyoruz. Bu enerjiye teveccüh istiyoruz.

4. Tuzla’nın en önemli sorunları sizce neler ve bu sorunlarla ilgili çözüm önerileriniz neler?

– Tuzla’nın en önemli sorunu tapulandırma sıkıntısı olan ve birçok vatandaşımızın mağdur olduğu, çeşitli mahallelerimizdeki birçok parsellerin imar sıkıntısı. Buralar yıllardır mevcut iktidar ve belediyelerin döneminde her seçimde sorunların çözülebileceğine söz veren ama seçim biter bitmez unutulan yerler. Birinci önceliğimiz buralar olacak. İkinci sorunumuzun da koku olduğunu düşünüyorum. Bir zamanlar İstanbul’un en güzel sayfiye yeri olan Tuzla, plansız ve programsız bir şekilde organize sanayiler ve tersanelerin Tuzla’ya taşınmasıyla bu özelliğini kaybetti. Organize tersaneler ve sanayiler aslında her ilçenin arzu ettiği oluşumlardır çünkü istihdam sağlarlar. Ancak böyle yerlerin yerleştirilmesi ve hayata geçirilmesi, kuralına uygun altyapı ve planlama gerektirir. Maalesef son on yedi yılda, her konuda olduğu gibi bu konuda da hiçbir programlama ve altyapı çalışması yapılmadan bu oluşumlar Tuzla’da hayata geçirildiler. Bütün bu plansız ve programsız hareketlerin sonucu bu koku Tuzla’ya hediye edilmiş oldu. Üçüncü önemli sorun ise ulaşım. Örneğin, Şifa Mahallesindeki bir vatandaşımız, Tuzla merkeze gelmek için iki vasıta değiştirmek zorunda. Dördüncü en büyük sorun, yeterli eğitim binalarının (okulların) olmaması. Bütün bu sorunlar sadece halk düşünülerek ve halka hizmet amaç edinilerek liyakatli insanların, menfaat gözetmeden kuralına uygun geliştirecekleri projelerle çözülecek problemler.

5. Tuzla ile ilgili projeleriniz?

– Tuzla’yı düşündüğümde hayalimde denizin tertemiz olduğu, okul problemi yaşamayan, tertemiz kokan, caddelerinde trafik sorunu olmayan, imar problemleri çözülmüş, mutlu bir ilçe hayal ediyorum. Bir şeyi gerçekleştirmek için önce hayal etmelisiniz sonra o hayale ulaşacak rasyonel çözümler üretmelisiniz. Bu çözümleri üretirken sadece halkın menfaatini düşünüp, birilerine rant yaratmamalısınız. Bu bir tek benim “Bu böyle olsun!” dememle olacak bir şey değil. Bunun için liyakatli ve dürüst bir kadro oluşturmalısınız. Her biri işin ehli olan çok kıymetli bir kadromuz var. Bahsettiğimiz her konu hakkında bir çözüm projemiz de var. Yeter ki liyakatli insanlara işi teslim edelim.

6. Tuzla’dan biraz Türkiye’ye geçelim. Erken seçim öngörüyor musunuz? Olursa Akşener Cumhurbaşkanı adayı mı?

– Mantıken Sayın Cumhurbaşkanımız önünde üç buçuk yıllık bir süre varken, erken bir seçim istemez çünkü önüne gelen anketlerin hiçbirinde ve hiçbir projeksiyonda onun adına bir zafer gözükmüyor. Kazanamayacağını bildiği bir seçime girmez. Öte yandan ülkenin ekonomisi ne yazık ki çok zor durumda ve öyle gözüküyor ki bu ekonomiyle önümüzdeki üç buçuk sene seçimsiz gitmez. Kanaatimce ekonomik koşullardan dolayı mutlak bir erken seçim olacaktır. Zamanlaması tamamen ekonominin ne kadar hızla kötüleşeceğiyle ilgilidir. Böyle bir seçimde, İyi Parti olarak, hepimiz gönlünden geçen başkan Sayın Meral Akşener’dir. Bu ülkenin Sayın Meral Akşener gibi vizyon sahibi ve eğimli bir Cumhurbaşkanına ihtiyacı var.

7. İstanbullu olarak ve siyasetin içinde insanlar olarak Kanal İstanbul’u sormasak olmaz. Ne düşünüyorsunuz bu çılgın proje için?

– Kanal İstanbul’la ilgili olarak objektif bir bakış açısıyla hep eleştirel bakmayıp faydaları yönünden de incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, bu bakış açısıyla ilgili olarak projeyi kendimce inceledim, ancak inanın hiçbir faydalı yönünü bulamadım. Bu projenin fayda sağlayacağı tek bir kesim sadece Araplar. Bu kanalla birlikte orada bir Arap adası oluşturulacak. Öte yandan baktığımızda büyük bir ekolojik yıkım olacak, bir çok bilim adamının görüşlerini inceledim. Neredeyse hemfikir olarak Marmara Denizinin ölü deniz olacağını ifade ediyorlar. Bir çok canlı türü yok olacak, boğazın normal doğal akıntısı yok olacak ve korkarım ki ekolojik açıdan ne yazık ki geri dönüşsüz bir faciaya yol açacağız. Bir diğer pencereden bakarsak, kanalın geçeceği yerlerin bütün alt yapısının elektrik, kanalizasyon, iski, fiber altyapının tamamiyle yeniden yapılandırılması gerekiyor. Böyle büyük bir yüz ölçümünde bunun getireceği maliyeti bir düşün! Ayrıca yıllarca sürecek bu altyapı çalışmalarının halka vereceği rahatsızlık da cabası.

8. İktidarın iç dış siyasetini nasıl buluyorsunuz ve tabii ekonomi? Ne olacak bu memleketin hali?

– Türkiye’ye bir bakın, halkımızı gözlemleyin. Birbirlerine tahammül edemeyen ve ötekileştirilen gruplar olduk. Kadın ve çocuğa şiddet had safhada, tecavüzler had safhada. Ceza evlerinde suçlulara yer kalmamış, on kişilik koğuşlarda yirmi kişi yatar durumda. Geçim sıkıntısı ve işsizlik inanılmaz durumda. Okuyan gençlerimizin bir çoğu yurtdışına göçmekte, eğitim sistemimiz yapboz oyunlarını geçmiş durumda. Sağlık sistemimiz iflas eşiğinde tarım hayvancılık bitti. Üretim desen hiç yok. Var olan bütün fabrikalarımız ve kıymetli yerlerimiz satıldı. Söylediklerimin doğrultusunda iç siyasetle ilgili olarak ne düşündüğümü tahmin edebilirsiniz. Dış siyasette Cumhuriyet tarihinde ilk kez Süleyman Şah Türbesi ve On Sekiz Adayı terk ederek toprak kaybettik. Sorunlu olmadığımız sınır komşumuz yok, sorunlu olmadığımız birkaç soydaş ülke hariç dünya ülkesi yok. Bugün dost dediğimize yarın düşman diyen bir dış politika güdüyoruz ve belirli bir çizgimiz yok. Bu nedenle hiçbir yerde prestijimiz kalmadı, ekonomi diye bir şey yok. Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur ve biz üretmiyoruz. Bir an önce üretim ekonomisine geçmeliyiz.

9. Siyasette hedefleriniz neler ve ulaşmak için kendinize koyduğunuz bir hedef var mı?

– Ben bir vazife için insanın kendisini o göreve layık görmesi ve onu talep etmesi gerektiğine inananlardan değilim. Çünkü bence böyle olursa insanın egosu ister istemez işin içine girer ve ben merkezi üstleneceği misyonun önüne geçer. Böyle düşündüğümden bugüne kadar hiçbir vazifeye ve makama talip olmadım. Bu başhekimliğine atandığımda da böyle oldu, ilçe başkanlığına atanırken de böyle oldu. İlçe başkanlığına atanma sürecimi siz yakinen biliyorsunuz. İl yöneticisi iken Tuzla’da ki üyelerimizin geniş kabulüyle ve ricasıyla ili bırakarak bu talebi kırmamak adına ve burada başarılı olacağıma inandığımdan görevi kabul ettim. Sonrasında beraberce çalıştığımız büyük bir zafer ile kazandığımız İstanbul seçimimiz var. Bizler o seçimde ve o seçimden sonra gecemizi gündüzümüze katarak Tuzla’da İyi Parti iyi yerlere gelsin diye çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Ben niyet halis akıbet halis deyişine inanan bir insanım, biz çalışalım Allah bize hangi makamı nasip ettiyse o makama geliriz.

10. İyi Parti’yi iktidara taşıyabileceğinize inanıyor musunuz? İyi Parti gelirse Türkiye iyi olur mu? Neler değişir hayatımızda?

– Bizler Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in gösterdiği azim ve çalışmanın izninde gidebilirsek ve hep birlikte onun yelkeninin ihtiyacı olan rüzgarı yaratabilirsek bu ülkenin yarınlarında İyi Parti var ve İyi Parti gelirse Türkiye gerçekten çok iyi olur. Üretim ekonomisine geçilir, liyakatli insanların görevde olduğu bir ülkeye güven duyulacağı için yabancı yatırımcılar da gelir. Öte yandan eğitim sistemimiz özlenen noktaya ulaşır. Adalet sistemimiz bağımsızlaştırılır. Güçlünün değil haklının hakkı verildiği bir adalet sistemi yaratılır. Sağlık sistemimiz yeniden yapılandırılır. Sosyal ve kültürel hayatımız canlandırılır ve mutlu insanların yaşadığı bir Türkiye oluşur.

11. Son olarak söylemek istediğiniz şeyler varsa sözü ben size bırakacağım… Ve gönülden başarılar diliyorum girdiğiniz bu zorlu mücadelede.

– Bütün bu sorduğunuz sorulara verdiğim cevaplar dışında güçlü, sevecen, halkla bütünleşmiş ve liyakatlı İyi Parti yönetimi için bütün Tuzla İyi Parti Üyelerini 25 Ocak’ta gerçekleştireceğimiz ilçe delege seçiminde ben ve ekibimi desteklemeye çağırıyorum. Daha sonrasında gerçekleştirilecek olan ilçe kongremizde ilçe başkan adayı olmayı düşünen arkadaşlarıma başarılar dilerim. Bana bu fırsatı verdiğiniz için sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

197 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Bizimle İletişim Kurun

www.tuzlayorum.net haber sitesindeki reklam ve habeler izinsiz kullanılamaz.Her hakkı saklıdır. PRODUCER KAAN KAPLAN