Hoşgeldiniz  

” TOPRAĞIMIZIN MÜZİĞİNİ YAPIYORUM ”

admin | 29 Kasım 2019 | Kategorilendirilmemiş


admin
kaankaplanytb@gmail.com

Röportaj: YASEMİN ÖZCAN KAPLAN

PINAR TEMİZEL ÇULHA

NURSEN TEMİZEL

Tuzlamızın değerlerinden çok güçlü ve başarılı bir sesi, sanatçıyı ağırlayacağız bugün Tuzla yorum gazetesi olarak. Devlet opera ve balesi sanatçısı Soprano Pınar Temizel Çulha ile beraberiz.
Biz hem sınıf arkadaşı hem de son mübadil torunlarıyız. Bu mekanı da o sebeple seçtik. Yayınımızı Tuzla kent ve mübadele müzesinden yapıyoruz.Çok önemli bir mekandayız,önümüzde Atatürk’ün Yalova’daki köşkünde kahve içtiği sehpa,yanımızda latife hanımın elbisesi bulunmakta…

1.Bu mesleği seçmen ve gönül vermen nasıl oldu? seni keşfeden yönlendiren birileri oldu mu ? Opera ülkemizde çok bilinen ve ilgi duyulan bir dal değil bu sebeple bu yolculuk serüven nasıl başladı senin için ?

-Öncelikle Tuzla Yorum Gazetesine ve güzel editörü sevgili Yasemincim sana çok teşekkür ederek söze başlamak istiyorum.
Müziğe ilgim, ilkokul’da öğretmenim Tacettin Sözeri’nin bizlere mandolin çalmayı öğrettiği o güzelim günlerle başladı.orta okul ve lisede rahmetli müzik öğretmenim Tuna Yıldız’ın beni desteklemesi ve notalarını verdiği Schumann ve Schubert’in liedleri ile klasik müzikle tanıştım ve bugünlere gelen operacı kimliğim böyle yola çıktı.

2.Bize kısaca eğitim sürecini anlatır mısın? Devlet sanatçılığına giden yolda önce hangi eğitimleri aldın ?

-Liseden sonra, Türk Opera tarihinin ilk kadın sanatçılarından Mezzosoprano Belkıs Aran ile 1 yıl şan ve repertuar çalıştım ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera bölümünü kazandım.7 yıl boyunca şan-sahne-opera tarihi-eskrim-ritmik-solfej v.s. eğitimi gördüm.En büyük kazanımım Türk Operası’nın kurucusu Sayın Aydın Gün ile sahne çalışmak ve mezuniyet vermekti.

3.Cemal Reşit Rey konser salonu bünyesinde 3. Barok günleri etkinliğinde solist sanatçı olarak seçilmişsin. Sonrasın da devlet opera ve Balesi tarafından açılan sınavda başarılı olup korist-solist sanatçı olarak görev yapmışsın. Daha sonra açılan kadro sınavını kazanıp kadrolu devlet sanatçısı soprano olarak görev yapmaya başlamışsın. Bu süreçler nasıl gelişti bunları biraz senden dinleyebilir miyiz ?

-Mezun olduğum yıl CRR Konser Salonu bünyesinde açılan sınavı kazanarak Solist korist sanatçısı oldum o kurumun.Çiçeği burnunda evli ve mezundum artık.Biz yeni mezunlar için bir tatbikat sahnesiydiCemal Reşit Rey Konser Salonu..Delidolu Opereti-La Traviata Operası-Özsoy Operası(Mustafa Kemal Atatürk’ün Ahmet Adnan Saygun’a bestelettiği ilk Türk Operası’dır) ve pek çok konserde görev aldım.CRR bünyesinde yapılan 3. Barok Günleri’de Solist sanatçı olarak orkestra ile konser verdim.Bu performansım İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin kapılarını açtı bana. Ara ara yevmiyeli sınavlarına girdiğim ama bir türlü başaramadığım Operanın sınavına bu defa karnımda oğlumla girmişim farkında değilim ve kazanmıştım sonunda.Oğlum Onat “kısmetiyle geldi”inanışını doğrular muhteşem bir hediye oldu bana sanat yolculuğumda.Açılan yevmiyeli sınavını kazanmam ile Devlet operası’ndaki görevim başlamış oldu.5 yıllık yevmiyelilik görevimden sonra açılan kadro sınavını da kazanarak kadrolu sanatçısı oldum kurumun.Korist ve Solist olarak verilen görevi yerine getirmenin her zaman mutluluğunu yaşamaktayım.

4.Sesler hazinesi adlı bir topluluğunuz var. Bu topluluk nasıl oluştu ve neler yapar ?
(Almanya ve Yunanistan kılkış konserleri)

-Sesler Hazinesi İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde görev yapan değerli meslektaşım bariton Niyazi Ölmez’in yazdığı kitabının adıdır.Bu isimle yola çıkan bir gurubun solistiyim ve 11 yıldır özellikle üniversitelerde sayısız konserler yaptık ve yapmaktayız.Klasik müzikten tangolara halk türkülerine opera aryalarına kadar geniş bir repertuar izlemekteyiz.Almanya ‘nın Bayreuth ve Nürenberg şehirlerinde bu ekiple konserler verdim.Değerli bestecimiz Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Sayın Aydın Karlıbel’in eserlerini seslendirdiğim konserlerdi.

5.Doğuş ünv bir hocalık dönemin de olmuş ve o dönemde birkaç gün önce kaybettiğimiz değerli sanatçımız Yıldız Kenter’e de bir onur ödülü vermişsiniz onu da bu vesile ile analım. Biraz bahseder misin akademisyenlik döneminden.

-Doğuş Üniversitesi’ne 2012 yılında hoca olarak davet edildim, tabi Sesler Hazinesi ekibimle beraber.Okulun öğrenci ve öğretmenlerinden oluşturduğumuz Gelişim Orkestrası ve Korosu ile her ay bir konser ve her ay bir emektar sanatçımıza onur ödülü verdik. Sayın Yıldız Kenter,Alaeddin Yavaşça,Hakan Aysev,Neşet Ruacan,Yalvaç Ural,Atilla Özdemiroğlu konuklarımız oldular.Üniversitenin el değiştirmesi sebebi ile bu çalışmalar nihayetlendi ama ben öğrenciler yetiştirmeye devam etmekteyim.Konservatuvar sınavları için yetiştirdiğim öğrencilerim oldu olmakta ve mutlaka başarmışlar kazanmışlardır.

6.Yunan müziği ve mübadele temalı konserler veriyorsun bunun kökeninin Selanik olması ve mübadil torunu olmanla bir bağlantısı var mı ?

-Bizim toprağımızın müziğini şarkılarını tabi ki çok seviyor adeta kendimi kaybedip tekrar buluyorum notalarda.Ama şöyle de bir ısrarcılığım var ki o türkülere piyanonun eşlik etmesini,kemanın eşlik etmesinide şık ve farklı buluyorum.

7.Birde kardeşin Kaan Temizel’le bir çalışmanız var iki buğday başağı adı altında bu fikir nasıl oluştu ? neler yapıyorsunuz birlikte ?

-İki Buğday Başağı projemiz Kakapedia Ege ve Yunan Dansları kurucusu kardeşim Kaan Temizel ile ortak projemiz.Projenin isim annesi
Tuzlader Başkanı Sayın Nursen Temizel.Bir beyin fırtınasının oluşumudur ve mübadele tarihini,iki halkın yaşadığı acıyı dans ve müzikle nasıl anlatabiliriz’in dışa vurumudur.Gösteride Ege ve Selanik türkülerini Cumhuriyet dönemi tangolarını ben icra etmekteyim,tabiki piyano ve keman eşliğinde,öyle bir düzenleme ile,Ege Yunan dansları örneklerini kardeşim Kaan Temizel ve ekibi sergiliyor.Çocuk balerinimiz Aslım İnci Oklu’da sempatik dansıyla bana eşlik ediyor gösterimizde.Tarihsel sunumlarda gösterimizin bir parçası.Yunanistan Larissa,istanbul Kozyatağı Kültür Merkezi, Kadıköy Evlendirme Dairesi Konser Salonu,Tuzla Sahil Sahnesi,Tuzla Nikah Dairesi Konser Salonu,İzmir İzmir Sanat,Ankara Çankaya Yılmaz Güney Sahnesinden sonra 2 Şubat 2020 de İzmir’in en büyük konser salonu olan Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde İki Buğday Başağı Gösterimizi seyircimize sunacağız.

8.Doğup büyüdüğün Tuzlayı hiç ihmal etmediğini ben yakinen biliyorum. ‘Çayım aryalı olsun lütfen’
Desem devamını sen getirir misin ?

-Çayım Aryalı Olsun Lütfen” adlı dinleti serüvenim,doğduğum büyüdüğüm Tuzla’ya, bu toprağa bir teşekkür anlamında yaptığım bir seri.Oda Konserlerini her zaman çok samimi içten bulmuşumdur.40-50 kişilik bir salonda Tuzlalı ve Tuzla’ya gönül vermiş dostlarıma sunduğum serinin 4. Sünü yaptım 23 kasımda.Tuzlader Salonunda Öğretmenler Günü Özel programıydı.Daha evvel Halk türküleri ,Opera ve Operetlerden seçmeler,Türk Tangoları,konseptliydi dinletilerim.Son dinletimde bana bizlere emek vermiş kıymetli öğretmenlerime karma bir repertuarla sundum “Çayım Aryalı Olsun Lütfen” programımı. Çok mutluluk verici ki her biri çok büyük ilgi gördü sevgili TUZLA’mda.Nicesini gerçekleştirmek dileğimdir.

9.İki buğday başağı, sesler hazinesi, çayım aryalı olsun lütfen…Bunlar ne kadar sihirli isimler sadece ismi duyduğunuzda bile bir huzur veriyor insanı çekiyor adeta sormadan edemeyeceğim bu isimlerin mimarı kim ?

-İki Buğday Başağı konser ve dans gösterimizin ismi Tuzlader başkanı annem Nursen Temizel’in evinde hala özenle sakladığı Yunanistan Sevindikli köyünden getirdiği buğday başağından ve dernek bünyesinde basılan mübadele söyleşilerini anlatan kitabın isminden gelir.”Sesler Hazinesi” sevgili meslektaşım Bariton Niyazi Ölmez’in Türk Operası’nı anlattığı kitabından alınmıştır.”Çayım aryalı olsun lütfen” ismi benim fikrimdir nacizane:)

10.Osmanlı İstanbul’da Avrupa müziğin etkisi üzerine…

Brüksel’de yaşayan Cumhuriyet gazetesi yazarı
Erdinç utku sizin Brüksel deki konserinize geliyor.Brüksel’in en güzel konser salonlarından biri olarak dikkat çeken kraliyet konservatuvarının 597 kişilik konser salonundayız diye başlayan bir köşe yazısı kaleme alıyor,yazıya şöyle devam ediyor.
Konser grubunun adından olsa gerek eşimle kapıya oldukça yakın oturuyoruz beğenmezsek bir iki parça dinler sessizce ayrılırız planıyla geldik çünkü diyor.5. Murat ın kastanyetler dansı parçasından sonra 2. Abdülhamitte besteci olsaydı keşke bu etkinlikle hemen Belçikalı anarşist Edward Joris’in perde arkasında olduğu yıldız suikasti girişimini bağlar pazar köşe yazımıda aradan çıkartırdım diye fısıldıyorum eşimin kulağına diyor.Ama sonra 
Bir iki parça dinler kaçarız diye en arka sıraya oturduğumuz dinletiye kendimizi öyle kaptırıyoruz ki soprano ve baritonlarımız ve diğer sanatçıları ayakta alkışlıyoruz.Kendilerine Osmanlı torunları etiketini yapıştırarak batı nefreti ve sanat düşmanlığından beslenenlerin padişahların bestelerini dinlemeleri halinde müziğin büyüleyici gücüyle normalleşecekleri hayaline kapılarak tarihi konser salonundan ayrılıyoruz.diyor sevgili Erdinç Utku…

Siz orada Neler yaptınız ?
Neler söylediniz ? Bu beste yapan padişahlar kimler ? Besteleri neler ?Nasıl bir konserdi ki bu ? Oraya bu düşüncelerle gelen bir gazeteciye bu köşe yazısını yazdırdınız ?

-Y.T.Ü. Öğretim görevlisi arkadaşım Evren Kutlay’ın bir çalışmasıdır Avrupa Müziği’nin Osmanlı İstanbul’una etkisi.2 yıl önce böyle bir projesi olduğunu ve ona bu çalışmada eşlik etmemizi rica etmişti Niyazi Ölmez ve benden.Seve seve kabul ettik ve yoğun prova dönemimizden sonra bu projeyi Y.T.Ü.’nde Kozyatağı kültür Merkezi’nde ve Yeldeğirmeni Sanat Merkezinde izleyici ile buluşturduk.Daha sonra bu konser Brüksel Büyükelçiliğimizden de rica edildi.Bakanlığımızın görevlendirmesi ile bu konseri Brüksel Kraliyet Konservatuvarı Oda Müziği Topluluğu ile Kraliyet konservatuvarı konser salonunda gerçekleştirdik.Itri’nin Tuti mucize guyem’i ile başlayıp, Kırım savaşı zamanı Kraliçe Victoria’nın Selimiye Kışlası’nda görev yapan Florance Nightingale’e yazdığı mektupla devam eden,pek çok padişahın ve şehzadelerin kendi besteleri ile ilerleyen,en sonunda Cumhuriyet dönemi yeni bestecilerinden bir örnekle bitirilen konserimiz büyük ilgi gördü ve Cumhuriyet gazetesi yazarı sayın Erdinç Utku’nun yazısında aktardığı gibi ayakta alkışlandı alkışlandık.Bizleri davet eden ve bizleri Brüksel’de bizzat elçilik rezidansında fevkalade ağırlayan Büyükelçimiz Sayın Zeki Levent Gümrükçü’ye, konserimizi onurlandıran Avrupa Birliği nezdinde daimi Büyükelçimiz Sayın Mehmet Kemal Bozay’a,Brüksel Baş Konsolosumuz Sayın Dilşad Kırbaşlı Karaoğlu’ya,Brüksel İşadamları derneği başkanı Sayın Melih Kızavul’a ve nice kıymetli izleyicimize teşekkürü borç bilirim.

11.Röportajın başında mübadil torunları olduğumuzu ve bu mekanı özellikle seçtiğimizi belirmiştim.
Bu isteğimizi kırmayan Tuzla Der başkanı sn Nursen Temizel’e öncelikle çok teşekkür ediyorum. Sende Tuzla Der in bir üyesisin aynı zamanda birazda Tuzla Der neler yapar bu konuda bilgi alabilir miyim senden? Bu kadar yoğun tempoyu nasıl organize ediyor ve hepsine nasıl yetişiyorsun?

-Yaptığım ve yapmakta olduğum tüm konserler ve projeler bu mesleğe duyduğum aşkın ürünleridir.Bu benim için bir yoğunluk ve yorgunluk değil büyük bir zevktir,yaşam enerjisidir.

12.Son olarak bu mesleğe gönül veren gençlere neler yapmasını tavsiye edersin ? Tuzla da yetiştirdiğin birkaç öğrencin olduğunu özel ilgilendiğini biliyorum. Senin başarıların bu dopdolu kariyerin bence onlara umut ve cesaret olacaktır. Söyleyeceklerin çok kıymetli.

-Bu meslekte hiçbir şey size altın tepsilerde sunulmaz.Ben çok çalıştım ve çalışmaktayım.Siz pırıl pırıl gençler eğer bu meslekte geleceğe ışık tutmak istiyorsanız çalışacak araştıracak okuyacak dinleyecek sürekli öğreneceksiniz.Hiç moral bozmadan ve sonsuz sabır ile..Eğer çalışırsanız zaten istedikleriniz sizindir..Bu zorlu ama bir o kadar da keyifli yolculukta tüm sanat aşığı gençlere başarı diliyorum.Yolları açık olsun..Kaliteyi ve özgün olmayı,yenilikler üretmeyi elden bırakmayıp taklitten uzak durmalarını ayrıca belirtmek isterim.Gerçek sanatın doğası ve gereği budur çünkü.
Bu güzel sohbet için canım Yasemincim sana ve Tuzla Yorum Gazetesi emektarlarına çok teşekkür ederim..Gönülden sevgimle💕 Her daim YAŞASIN SANAT🙏

Ben değerli vaktini Tuzla yorum gazetemize ayırdığın için ve sanatınla,duruşunla, başarılarınla Tuzlamıza anlam kattığın için sana çok teşekkür ediyorum.Bir de TUZLADER Başkanı SN Nursen Temizel’e Bize bu mekanı kullanmamıza izin verdikleri ve bütün hazırlık sürecimizde bize destekleri katkıları için ayrıca çok teşekkür ederim.

320 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Bizimle İletişim Kurun

www.tuzlayorum.net haber sitesindeki reklam ve habeler izinsiz kullanılamaz.Her hakkı saklıdır. PRODUCER KAAN KAPLAN